MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Başkanın Mesajı

Değerli Meslektaşlarım

Genel bir gündem değerlendirmesi yaptığımızda; sınırımıza çok yakın bir coğrafyadaki savaş hali zaman geçtikçe daha da karmaşık hale gelen çatışma ortamı, içeride barış ortamının bir türlü sağlanamıyor olması nedeniyle ülkemizde yaşayan tüm bireylerin mutsuzluğu açıkça fark edilirken, umutsuzluğumuz her geçen gün artıyor. Terör eylemleri sebebi ile yaşamını yitiren başta güvenliğimizi sağlayan polislerimize, askerlerimize ve sivil vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dilerken kederli ailelerine  de sabırlar diliyorum. Umarım dışarıdaki ve içerideki bu savaş hali biran önce son bulur, bizlerde geleceğe bir nebze olsun umutlu bakma imkânını yakalamış oluruz.

Mesleki anlamda durumumuza baktığımızda kaygılarımız giderek artıyor. Son yıllarda SGK ile yaptığımız görüşmeler de fazla bir kazanım elde edememek, neredeyse her hafta düşen ilaç fiyatları, her yıl artan eczane sayısı ile beraber ara ara gündeme gelen MF’lerin kaldırılacağı ile ilgili söylentiler gelecek ilgili kaygılarımızı ciddi anlamda etkilemiş durumda.

            Bunun yanında sevindirici gelişmelerde var tabii... Güçlü yapısı ile yeni seçilen TEB yönetimimizin 24.000 Eczacının çoğunu kapsayan bir yapıda ve daha da güçlü olması, protokol görüşmelerindeki kararlı duruşu ve odalarımızın da ciddi desteğini alarak hareket etmesi, bu görüşmelerde lehimize önemli olacak kazanımların çıkabileceğinin göstergesi diye düşünüyorum. Ayrıca 22 Şubat kararnamesi ile ilaç fiyatlarındaki düzenlemeler az da olsa bizlere nefes aldıracaktır.

Protokol görüşmelerinde devletten bir şeyler isterken Eczacının danışmanlık yönünü ve bununla bağlantılı projeler ortaya koyarak ilerlemeliyiz diye düşünüyorum. TEB’in Smart Eczane projesinde olduğu gibi, benzer projeleri arttırarak ve tüm illerimizde uygulayarak devletin de tasarruf sağlamasını sağlayacak danışmanlıklar yapıyor olmalıyız. Çünkü bize yakın tüm ülkelerde kazanımlar böyle elde ediliyor. Günümüz Eczacılığında hiçbir şey yapmadan eczanede yerinde oturarak bir şey elde edilemiyor.

            Aslına bakarsanız bizim Eczacımız çok şanslı. Ülke coğrafyasının % 95’ine ulaşabilen dört büyük kooperatif yapısı var. Ama bu yapıları yeterince kullanıyor mu diye sorduğumuzda, cevap maalesef hayır oluyor. Dört kooperatifimizde de üyelerin yarısı alışverişini yeterli ölçüde yapmıyor. Dış dünyaya baktığımızda İspanya %80, Portekiz-Yunanistan-İtalya gibi ülkelerde % 50 pazar payının üzerinde ecza kooperatifleri.

Bunun yanında bırakın eczacılığı bu ülkelerde kooperatifçilik olgusu çok yaygın. Kapitalizmin en yoğun sergilendiği ülke olan ABD’de de bile kooperatifçilik oranı % 55 ‘lerde. Bütün bunları niye anlatıyorum, çünkü kocaman bir dünya perakende devi Walgreen kapımızda değil, içeri girdi bile. Yıllık cirosu 100 milyar $  olan bir yapı ve istediği zaman değiştiremeyeceği hiçbir yasa yok bu yapının. Yukarıdaki saydığım ülkelerde, bu dev yapılara karşı Kooperatifleriyle ayakta duruyorlar. Biz ne yapmalıyız, var gücümüzle kooperatiflerimizin etrafında kenetlenmeliyiz.

Türkiye’nin en önemli iş adamları bile ( Ali Koç)  kapitalizmin acımasız yüzünün insanları sömürdüğüne ve fırsat eşitliğini yok ettiğine vurgu yaptı birkaç kez. Bizlerde artık silkelenip gerçekleri görmek ve kooperatiflerimizle bütünleşmek zorundayız. Yani kurtuluş ve bizi geleceğe taşıyacak reçete ise belli. TEB sonuna kadar direnip, kazanımlar elde ederken,  kooperatiflerimiz de rekabeti eczacı lehine çevirmek için var gücüyle çalışacak, bunun yanında ortaklarının ekonomik anlamda nefes almasını sağlayacak projelerini arttırarak devam edecektir.

 

                                                                                                          Sevgi ve Saygılarımla

                                                                                                                      Ecz. Tarkan Bir

 

 

2064 Ziyaretçi Tarafından Okunmuştur...

Güncel Duyurular