MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Başkanın Mesajı

BAŞKANIN MESAJI

          Ülke olarak çok zorlu bir süreçten geçiyoruz. Dünyanın iki büyük gücü yanı başımızda her an çatışmayla burun burunalar. Çıkarları için yapamayacakları hiçbir şey yok. Bu güç savaşının en büyük nedeni nedir, zengin petrol yataklarının varlığı tabi ki, Suriye’de de, Irakta da durum farklı değil, buralardan büyük payı kapmak için yarış içindeler. Peki biz nasıl etkileniyoruz, burnumuzun dibinde bu gelişmeler olurken, bizde bu savaşın içine yavaş yavaş çekiliyoruz. Askerlerimiz şehit oluyor, askeri harcamalarımız tavan yapıyor, komşuların ekonomisi bozulduğu için ihracat yapamıyoruz ve doğal olarak bu süreç bizi hem ekonomik hem manevi anlamda ciddi etkiliyor.


          Ekonomik anlamda bu sıkıntıları hissetmeye başladık, şu anda Dolar-Euro’daki artış, faizlerin yükselmesi, işsizlik verilerinin artışı, önümüzdeki yıllar için ciddi endişe yaratıyor. Ekonomi bozulunca dış yatırım azalıyor, faizler yükselince de iç yatırım sekteye uğruyor ve böylece kısır bir döngü içerisinde sıkışıp kalıyoruz. Protokol görüşmelerinde bütçe kısılıyor. Biz 950 milyon istiyoruz, 350 milyona mutabakat yapmak zorunda kalıyoruz. Kısa dönemde uygulayacağımız akıllı politikalar ve stratejilerle bu sarmalın içinden bir an önce kurtulabiliriz diye temenni ediyorum.


            Mesleğimize doğru döndüğümüzde 2005-2009 altın çağımızı yaşadık, 2009-2013 arası gümüş çağı, 2013’ten itibaren de bronz diyeceğim ama bronz da değil ki yaşadığımız dönem. Açıkçası KKİ’lerin başlangıcıyla beraber aşağı doğru ivmelenme hızla başladı diyebiliriz. Şu an eczacı için gelir-gider arasındaki makas iyice kapanmış vaziyette. Bunda KKi dışında artan eczacılık fakültesi, 1700-1800’leri bulan mezun sayımız, her sene gerileyen MF oranlarının da ticari ıskontoda ki kayıp çok büyük etkisi vardır. Bizim artık bu azalan karlılığımızı görüp (ki görüyoruz) bununla ilgili projeler üretiyor olmamız lazım. Çok yeterli olmasa da reçete başı meslek hakkı, ileriki aylarda hissedeceğimiz medikal malzemelerin eczaneden veriliyor olması önemli iki proje. Ama bunların yanında eczanelerin değişim ve dönüşümü bence en önemli proje olmalı, hatta 81 ilde 25.000’e yakın serbest eczanede de uygulanmalı Şimdi niye diye soranlar olabilir çünkü zincir kapıdan içeri girdi. İstanbul da yaklaşık 150 eczaneye ulaştılar, İstanbul’dan sonra da diğer büyük şehirlerden başlayarak yavaş yavaş kendi eczanelerini oluşturacaklar. Değerli ortaklarım karşımızdaki yapı çok büyük, 100 milyar $ yıllık cirosu olan dünyanın en büyük zincir yapısı Walgreens.


             Bizim bu yapıyla mücadele edebilmemiz için birincisi eczanelerimizi görünüm, hizmet, danışmanlık yani her anlamda yenilemek ve profesyonelleşmek zorundayız. İkincisi de örgütlerimize sımsıkıya bağlanmak zorundayız. TEB ve odalarla ilgili kısımda çok fazla bir sıkıntımız yok, dayanışmamız çok iyi ama kooperatiflerimize geldiğimizde gidecek çok mesafemiz var. 2 yıldır zincir geldi, kapıdan girdi diye bağırıyor olmamıza rağmen, kooperatiflerin pazar payı 2-3 puan ancak yükseldi ve 21’ler seviyesinde. Eczacımız zinciri getiren yapıdan kaçsa da diğer büyük dağıtım kanalına kayıyor ve o yapının da pazar payları 35’ten 44’lere gelmiş durumda. Değerli ortaklarımız eczacının bir tane A planı var, kooperatifler. B-C-D planımız yok. Bakın İspanya’ya kooperatiflerin pazar payı % 80’lerde, Portekiz, Yunanistan % 50’lerin üstünde ve zincirin esamesi yok. Bu konuyla ilgili TEB’ miz ve odalarımız son dönemde ciddi adımlar attılar. TEB 2017 yılını Kooperatif aidiyet yılı ilan etti, uygun kredi şartları ile eczacının kooperatife dönüşünü teşvik ediyor, bölgeler arası toplantılarda bizlere kürsü veriyor. GEK olarak üyelerimizin yoğun olduğu odalarda ciddi anlamda destek alıyoruz, kendilerine teşekkür ediyorum. Ama Türkiye genelinde odalarımızın kooperatiflere bakışında gidilmesi gereken ciddi yolumuz var.


             Biz GEK olarak 2016 yılında da gerek eğitimlerimizle, gerek sosyal projelerimizle, gerek fuarlarımızla ortaklarımızla bir arada olarak, onların gelişimine katkı vererek çalışmalarımızı sürdürdük. 2016 yılındaki ilaç tedarikindeki sıkıntılarımızı siz ortaklarımızın yoğun desteği, örgütlerimizin yanımızda olması ve ilaç sanayi ile kurduğumuz yakın ilişkilerle tamamen giderdik diyebiliriz. 2017 yılında ayağını daha da sağlam yere basan, projeleriyle Türkiye’ye örnek olan büyüme trendini de istenilen seviyede gerçekleştiren kooperatifimiz, projelerini hiç aksatmadan sürdürmekte 10 pilot eczanede uyguladığımız EGP projemize ilave 40 eczanemizle beraber 5 ilimize yayılmış şekilde devam ediyor. İlerleyen aylarda pazarlama kadromuzu da genişleterek daha çok ortağımıza ulaşmayı hedefliyoruz.

 

              Emin adımlarla ilerlediğimiz bu yolda kısa dönem de çok daha güçleneceğimize inanıyoruz. Yeter ki siz ortaklarımız hep yanımızda olmaya devam edin. Kooperatifler güçlü olursa zincir olamaz, kooperatifler varsa gelecek var, umut var, sevgi var, dayanışma var.


             Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum.

                                                                                    Tarkan BİR

                                                          Yönetim Kurulu Başkanı

1904 Ziyaretçi Tarafından Okunmuştur...

Güncel Duyurular