MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Başkanın Mesajı

GENEL KURUL MESAJI

Değerli ortaklarımız;

 

Öncelikle Soma Maden faciasında kaybettiğimiz 301 tane kardeşimizi rahmetle anarak konuşmama başlamak istiyorum. Evet 301 canımızı kaybettik bundan tam bir yıl önce ve bu bir yılda değişen bir şey var mı diye baktığımızda maalesef hiçbir değişim yok. Hala onlarca insanımız madenlerde iş kazalarında can vermeye devam ediyorlar. İngiltere, Hollanda, Almanya gibi geliş­miş ülkelere baktığımızda yıllardır öyle sıkı tedbirler almışlar ki iş kazalarından dolayı ölüm olayı nerede ise hiç yok. Umarım bizde bu ülkeleri örnek alır ve biran önce en katı tedbirleri hayata geçiririz.

Bu sene yine kanımızı donduran, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir olay yaşadık.Yüreğimiz sıkıştı fakat anlatacak kelime, isyan edecek cümle bile gelmedi aklımıza…11 Şubat günü üniversi­te öğrencisi bir evladımız daha hayatının baharında iken katledildi. Kadınlarımıza yönelik şiddet oranı maalesef her geçen gün hem ülkemizde hem de Dünyada yükseliyor. Sevgili Meslektaşlarım, kadın cinayetleri artık herkesi isyan ettirecek boyutlara gelmiştir. Bir kadın karnına bir dünyayı sığdırabilirken, biz dünyamıza bir kadın sığdıramıyoruz. Özgecan Aslan cinayetini esefle kınıyor, Allah ailesine, dostlarına ve bizlere sabır versin diyorum. Evladımızın mekanı cennet olsun diyorum.

Hem siyasi, hem de mesleki anlamda belirsizliğin yoğun olduğu bir dönemden geçmekte­yiz. Ülke gündeminde seçim var, yeni meclis oluşumunda üç parti mi dört parti mi yer alacak, her­hangi bir parti tek başına iktidar olabilecek mi, ya da koalisyon mu olacak? Bu soruların cevabını seçimlerden önce verebilmek mümkün değil tabii ki. Hangi iktidar başa gelirse gelsin en büyük temennimiz başta komşularımız ve diğer ülkelerle barış içinde yaşayabileceğimiz politikalar üre­ten, ekonomik ve sosyal yönden refah seviyemizi artıracak ama en önemlisi demokrasi anlamında ülkemizi en üst seviyeye taşıyacak bir yapı hepimizin arzusudur diye düşünüyorum.

Mesleki anlamda da çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Malumunuz karlılıklarımız çok düşük, birçok eczanemiz gizli iflasta ve özel depolara ek vadelerle paçalarını kaptırmış vaziyette. Neden! Çünkü eczacı giderleri çıktıktan sonra hayatını idare edebilecek parayı artık kazanamıyor. Şuan ki eczacı karlılığıyla da bu işin düzelme şansı yok. Önümüzde SGK ile yeni bir protokol süre­ci var. Bu süreçte eczacı karlılığı, reçete başı bedel, kutu başı bedel, Kamu Kurum İskontoları­nın üstümüzden kalkması, medikal malzemelerin ödeme kapsamına alınarak eczane pazarının genişlemesi, aktarlarda satılabilecek ürünlerin kısıtlanması ve denetlenmesi gibi süreçlerin birkaçında kazanım elde edemezsek durumumuz hiçte parlak görünmüyor.

GEK olarak projelerimizi her yıl bir önceki yıla göre bir üst seviyeye taşıyarak, özellik­le de eczane teknisyenlerimizi de projelerimize dahil ederek yoğun bir biçimde hizmetlerimize devam ediyoruz. Eğitim süreçleri zaman zaman bizlere yoğun gelebilir ama takdir edersiniz ki üniversite yıllarında aldığımız eğitimlerin meslek içi eğitimlerle geliştirmeye ihtiyacımız var ve Kooperatifimiz bunu fazlasıyla yapıyor diye düşünüyorum. Bu düşüncelere Türkiye’ de bir ilk; pilot 10 eczanede Eczane Gelişim Projemizi başlatmış bulunmaktayız. Amacımız birkaç yıl içeri­sinde projemizi aidiyetli tüm ortaklarımıza ulaştırmaktır. Böylelikle ilaç dışı sağlık alanında tam anlamı ile yetişmiş, eczane süreçlerine hakim ve halka danışmanlık hizmetlerini en iyi şekilde veren, kooperatif eczanelerini oluşturmayı hedefliyoruz.

İhtiyacımız olduğunda projelerimizde bizle beraber hareket eden ve yeni ortak alım­larında desteklerini her zaman hissettiğimiz Bölge Eczacı Odalarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Özel depo baskılarına aldırmadan birçok odamız hep yanımızda, bizle beraber yol yürüyorlar. Birlikte yaptığımız çalışmalarla üniversiteden yeni mezun genç meslektaşlarımız, koo­peratiflerini daha yakından tanıma ve sonrasında da eczane açılışlarını kooperatifimizden yapma süreçlerinde çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Desteklerinden dolayı huzurlarınızda Eczacı Odaları­mıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Eczacılık Fakülteleri ile ilişkilerimize de baktığımızda durum eczacı odalarımızdan çok farklı değil. Gerek Mersin gerekse Kayseri Erciyes Üniversiteleri’nin Eczacılık Fakültelerine adım atan öğrenci kardeşlerimiz 1. sınıftan itibaren kooperatifleriyle tanışıyorlar. 5 yıl boyunca yaptı­ğımız etkinlikler, sunumlar ve proje çalışmalarımızla kooperatifimizin nasıl bir yapıda olduğunu ilmek ilmek işleyerek öğrencilerimize anlatıyoruz ve mezun olduklarında da bu bilinçle hareket ederek çoğunlukla birlikte yol yürüyoruz.

Yönetim kurulu ve profesyonellerimizle kooperatif eczanelerini daha iyi bir noktaya getirmek üzere çalışmalarımız devam etmektedir. Bu amaçla yönetim kurulunca görevlendirilen bir yönetim kurulu üyemiz Avrupa Ecza Kooperatifleri Birliğinde (secof) bizleri temsil etmektedir. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor ,bizlere aktarıyor ve hep beraber ülkemiz gerçekle­rine uygun terzi dikim projeler üretiyoruz .

Değerli ortaklarım, omuz omuza yürüyeceğimiz çok uzun bir yol, uygulayacağımız onlar­ca proje var. Birlikte yaptığımız ve yapacağımız birçok projeyle emin olun Türkiye’ye örnek olup ilkleri başarmaya devam edeceğiz.

Sevgiyle kalın…

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Tarkan BİR

Yönetim Kurulu Başkanı

 

2061 Ziyaretçi Tarafından Okunmuştur...

Güncel Duyurular